top of page

Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Bitmeyen Kaygının Gölgesinde Yaşamak

  • Yazarın fotoğrafı: Muhammed Cihad Işık
    Muhammed Cihad Işık
  • 15 Eyl 2025
  • 2 dakikada okunur

Her şey yolunda olsa bile içinizde sürekli bir huzursuzluk mu var? Gün içinde en küçük şeyler bile “ya kötü bir şey olursa” düşüncesini mi tetikliyor? Uyumakta zorlanıyor, zihninizin hiç susmadığını mı hissediyorsunuz?

Bu yaşadıklarınız aslında yalnızca “fazla stres” değil; yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) olabilir.

 

Kaygı Normaldir… Ama Fazlası Değil

Hepimiz zaman zaman kaygılanırız. Önemli bir sınav, iş görüşmesi veya hayatımızda belirsizlik olduğunda bu doğaldır. Ancak yaygın anksiyete bozukluğunda, kaygı neredeyse hiç bitmez. İş, sağlık, aile, gelecek… Konu değişir ama zihninizdeki huzursuzluk hep oradadır.

Sonunda bu sürekli gerginlik, bedeninizi ve ruhunuzu yorar.

 

Yaygın Anksiyete Bozukluğu Belirtileri

YAB, yalnızca düşüncelerinizi değil, bedeninizi de etkiler. Belirtiler arasında:

  • Gün boyu süren kaygı ve huzursuzluk

  • “Ya başıma kötü bir şey gelirse” tarzı felaketleştirme düşünceleri

  • Çarpıntı, mide ağrısı, nefes darlığı

  • Kas gerginliği, baş ağrısı

  • Uykuya dalmakta güçlük veya sık sık uyanma

  • Konsantrasyon ve odaklanmada zorluk

Eğer bu belirtiler haftalar, hatta aylar boyunca sizi zorluyorsa, artık yalnızca bir “endişe” değil, tedavi edilmesi gereken bir durum olabilir.

 

Neden Olur?

Yaygın anksiyete bozukluğunun kesin bir nedeni yoktur. Ama çoğu zaman şunlarla ilişkilidir:

  • Uzun süren stres

  • Geçmişte yaşanan zorlayıcı olaylar

  • Beyindeki kimyasal dengesizlikler

  • Aileden gelen yatkınlık

  • Mükemmeliyetçilik ve kontrol etme ihtiyacı

Unutmayın: Sebebi her ne olursa olsun, kaygınızla başa çıkmanın yolları vardır.

 

Tedavi Mümkün

Yaygın anksiyete bozukluğu tedavi edilebilir. Psikoterapi, özellikle de Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), kaygının temelini anlamanıza ve düşünce kalıplarınızı değiştirmenize yardımcı olur.

Terapi ile birlikte:

  • Kaygıyı tetikleyen düşünceleri fark etmeyi,

  • Bedensel gerginliği azaltmayı,

  • Zihninizi daha sakin bir şekilde yönetmeyi

öğrenirsiniz. Gerekli durumlarda psikiyatri desteği ile ilaç tedavisi de sürece eklenebilir.

 

Kaygı ile Yaşamak Zorunda Değilsiniz

Sürekli bir endişe hâli, hayatın tadını almanızı engelliyor olabilir. Ama bu değişebilir. Doğru destekle kaygılarınızı kontrol etmeyi, zihninizi sakinleştirmeyi ve daha özgür bir yaşam sürmeyi öğrenebilirsiniz.

👉 Eğer siz de uzun süredir kaygıyla boğuşuyorsanız, randevu alarak ilk adımı atabilirsiniz. Kaygınız sizi yönetmek zorunda değil; siz kaygınızı yönetebilirsiniz.



 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Romantik İlişkide Yaşanan Sorunlar Kimin Suçu?

Romantik bir ilişki içinde bulunan çiftler, evli insanlar ilişkilerinde yaşadıkları problemlerden dolayı bazen çift terapisi almak için başvururlar. Biri diğerini suçlayıp onun yaptıkları ya da yapmad

 
 
 
İlişkide Güvenli Bağlanma

Hepimiz, ilişkilerde farklı yollarla bağ kurarız. Bazılarımız yakınlıktan güç alır, bazılarıysa mesafeyi bir koruma kalkanı olarak görür. Bu farklılık, çocuklukta hissettiğimiz güvenin ve sevgi deneyi

 
 
 
İlişkide Kaçıngan Bağlanma

Bazılarımız ilişkilerinde bağlanmaktan ve yakınlıktan kaçınır. Duygusal olarak ne kadar yakınlaşırsa o kadar tehlike vardır. Kaçıngan bağlanma türünde çocukken anne babanın yeterince sağlamadığı sevgi

 
 
 

Yorumlar


bottom of page