top of page

Ödipus Karmaşası: Küçük Hans Vakası

  • Yazarın fotoğrafı: Muhammed Cihad Işık
    Muhammed Cihad Işık
  • 16 Eyl 2025
  • 2 dakikada okunur

Sigmund Freud’un psikoseksüel gelişim dönemlerinden olan fallik dönem(3-6 yaş) aynı zamanda ismini mitoloji karakteri Ödipus’tan alarak ödipal dönem olarak da adlandırılır. Ödipus, küçük yaşta terk edilmiş ve başka bir krallıkta büyüyüp oranın kralı olduktan sonra öz babasının krallığıyla savaşıp kralı yani babasını öldürüp aslında tanımadığı annesiyle evlenen bir mitoloji karakteridir. Sigmund Freud ise bundan esinlenerek, çocukların karşı cinsten olan ebeveynlerine duydukları aşk dönemine ödipal dönem adını vermiştir. Örneğin erkek çocuk annesine aşık olur ancak babanın varlığı çocukta endişe yaratır çünkü her ne kadar anne kendisiyle ilgilense de sonunda babaya gitmektedir. Babanın araya giren, kural ve ceza koyan bir misyonu vardır. Aynı zamanda çocuk babayı kendisinin daha büyük ve güçlü hali olarak görmektedir. Bu yüzden kastrasyon endişeleri yaşar. Babasının kendisini hadım edeceği endişeleri anneye duyduğu aşkı bastırmasını sağlar. Küçük Hans vakasında da aynı durum söz konusudur. Psikodinamik kuramın çocukluk çağında da işe yaradığını göstermesi ve fobilerin tedavisinde kullanılması açısından Freud için önemli bir vakadır. Her ne kadar Freud Hans’ı bir kere görmüş olsa bile babası vasıtasıyla Hans’ın tedavisi gerçekleşmiştir. Bu vakada olduğu gibi babadan korkma ve kastrasyon endişesi farklı bir nesneye de yönlendirilebilir(vakada atlara yönlendiriliyor). Çünkü babanın kendisini kastre edeceği endişesi çok yoğundur ve atlar daha zararsızdır. Bu vakada annenin rolü de büyüktür. Aşk nesnesi olan annenin de Hans’a karşı iyi davrandığı söylenemez. Çocuk mastürbasyonunun(elini cinsel organına değdirme, cinsel organını keşif) önemli olduğu bu yaşlarda Hans ne zaman elini cinsel organına götürse annesi eline vurmuş, kızmış, penisini keseceğini, evi terk edeceğini söylemiştir. Her iki ebeveynden de korkmaya ve endişe duymaya başlayan Hans ise endişesini atlara yöneltmiştir. Atların kendisini ısıracağı(cinsel organını kaybetme endişesi), onu üstlerinden atacağı veya tekmeleyecekleri(babanın Hans’a fiziksel zarar vereceği endişesi) Hans’ın fobisinin şiddetini göstermektedir. Psikodinamik yaklaşımın temel prensibi olan korkuların ve endişelerin ifade edilmesi ve altta yatan asıl sebeplerin ortaya çıkması neticesinde hastalar iyileşmektedir. Bu vakada da Hans’ın anne ve babasıyla ilişkisinin daha normal bir zemine inmesi beraberinde Hans’ın at fobisi iyileşmeye başlamıştır. Psikodinamik yaklaşımın insana uzaktan da etki edebileceğini ve terapide önemli olanın hastayı anlamak olduğunu gösteren bir vaka olarak kayıtlara geçmiştir Küçük Hans vakası.

 

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Romantik İlişkide Yaşanan Sorunlar Kimin Suçu?

Romantik bir ilişki içinde bulunan çiftler, evli insanlar ilişkilerinde yaşadıkları problemlerden dolayı bazen çift terapisi almak için başvururlar. Biri diğerini suçlayıp onun yaptıkları ya da yapmad

 
 
 
İlişkide Güvenli Bağlanma

Hepimiz, ilişkilerde farklı yollarla bağ kurarız. Bazılarımız yakınlıktan güç alır, bazılarıysa mesafeyi bir koruma kalkanı olarak görür. Bu farklılık, çocuklukta hissettiğimiz güvenin ve sevgi deneyi

 
 
 
İlişkide Kaçıngan Bağlanma

Bazılarımız ilişkilerinde bağlanmaktan ve yakınlıktan kaçınır. Duygusal olarak ne kadar yakınlaşırsa o kadar tehlike vardır. Kaçıngan bağlanma türünde çocukken anne babanın yeterince sağlamadığı sevgi

 
 
 

Yorumlar


bottom of page